Baklagiller köklerinde oluşan nodüller içerisinde Rhizobium bakterileri ile oluşturdukları ortak yaşam sayesinde havadaki azotu fiske edebilme özelliğine sahiptirler ve gereksinim duydukları azotun yaklaşık %70’ini bu yolla karşılarlar.Bezelyede havadaki serbest azotu (N2 bağlayabilen bir bitkidir ve azot bağlama çimlenmeden bir ay sonra başlar ve çeşitlerin erkenci veya geççi olma durumlarına göre çiçeklenmeye veya tohum olgunlaşmasına kadar devam eder (Cousin 1997).
Tarımda ileri gitmiş ülkelerde bu oran %10, hatta bazı ülkelerde %30 düzeyindedir. Ayrıca tarla alanlarını yanlış kullanımı ve boş bırakılması toprak kaybına neden olmaktadır. Bu durum özelliklebaklagil yem bitkilerinin toprak ıslahı ve korumasındaki rollerinden yararlanmayı gerektirmektedir (Hakyemez, 2000).
Tarım topraklarının kullanma biçiminin ve tarım bitkilerinin yetiştirilme sisteminin, bir yöre toprağının zengin ya da fakir oluşunda en büyük etkeni oluşturduğu bilinmektedir. Yem bitkileri tarımı ülkelerin ulusal ekonomilerini etkileme bakımından hayati bir önem taşımaktadır. Yem bitkileri tarımına yer vermeyen bir tarım işletmesi düzenli hayvancılık yapan bir işletme değildir. Yem bitkilerinin ekim nöbetine girmesi zorunludur. Az gelişmiş ülkelerdeolduğu gibi ülkemizde de, hayvansal üretimde yem bitkileri tarımı oldukça ihmal edilmiştir (Gençkan, 1983).
Adaptasyon yeteneğinin geniş olması; dengeli ve yüksek verimi ile yarı-yapraklı çeşitlerdeki dik gelişme yeteneği; tarımında fazla azotlu gübre kullanılmaması; toprağa 5- 15 kg/da arasında azot bağlaması ve kendisinden sonra gelen bitkiye temiz bir anız bırakması nedenleri ile bezelye önemli bir serin iklim bitkisidir. Tüm kıyı bölgelerimizde ve Güneydoğu Anadolu’da kışlık olarak ekilebilmesi; çoğu çeşidin konserve, yeşil tüketim ve dondurulmuş gıda amacına da uygun olması; özellikle otunun protein oranının ve enerji değerinin yüksekliği; amino asit içeriğinin soyaya yakınlığı; lysin oranının yüksek olması ve herhangi bir alkoloid içermemesi bezelyenin ekim nöbetindeki önemini de arttırmıştır (Acikgoz ve ark., 1985; McKenzie ve Sponer, 1999; Açıkgöz 2001).
Ekim nöbetinde ön bitkilerin ikinci ve üçüncü müteakip bitkiler üzerinde görülen etkilerinin büyük bir kısmı organik gübrelemeye bağlanabilir. Azot (N) gübrelemesi ön bitkiye bağlı olarak değişmektedir.
Özellikle baklagillerin toprağa fazla N bırakmaları nedeniyle ön bitki değeri fazla olmaktadır. Schultz (1927) gevşek yapılı topraklarda acı bakla ve
mürdümük gibi baklagillerin kendinden sonra gelen yüzlek köklü tahıl ve yem bitkileri için 1.5 m derinliğine kadar inen, azot içeriği yüksek ve organik maddece zengin kök kanalları oluşturduğunu saptamıştır. Çiftlik gübresi uygulanan bitkilerin ön bitki değeri yüksektir. Çapa bitkileri genellikle çiftlik gübresini iyi kullanırlar. Örneğin çiftlik gübresi kullanılan patatesin ön bitki değeri yükselmektedir. Ayrıca çiftlik gübresi kullanılan bitkilerin ardına ekilen tahıl türlerinin kalitesini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Art bitkiye uygulanan organik ve inorganik gübreler ön bitki değerini azaltmaktadır (Wagger, 1989). Herhangi bir bitkiye uygulanan gübrenin bakiye durumu arkadan gelecek ürüne olumlu yönde etki ediyorsa o bitkinin ön bitki değeri yüksektir (Clark vd., 1997a).